Kötülük ve Vicdan Üzerine



Gecenin yarısını aşalı tam bir saat olmuş..
Köpeklerin havlamalarını dinliyorum. Çok uzaktalar.
Karşı dairedeki çiftin bir eşi, az önce evine girdi. Gecenin karanlıklarına karşı kapıyı kilitlemekte şimdi.
Köpekler..karanlığa karşı havlamakta halâ..
Onlar dışarıda ve karanlıktalar..ama karanlığa ait olmadıkları aşikâr.

Bahariye Caddesinde yoğun karın altındaki köpecik geliyor yine gözlerimin önüne. Bir giyim mağazasının önünde, sırılsıklam olmuş çaresiz bedenini, yine sırılsıklam bir paspasın üzerine sermiş..titremekte.
Sanki umutsuzluktan doğan bir yorgunluk görüyorum yüzünde..ve yıllar oldu o görüntü gözlerimin içinden silinmedi. Korkarım hiçbir zaman silinmeyecek de.

"En büyük mazhariyet kendi kendinden memnun olmaktır ve biz, kendimizden memnun olmağa lâyık olmak içindir ki, hür yaratılmış ve ihtiraslarımıza karşı vicdanlarımızla set çekebilecek kabiliyetle silahlanmışız" diyen J.J.Rousseau'ya inat...kendimden memnun olmadığım anlardan birini yaşamıştım o karlı günde, Bahariye'de.
Aynı sözler insan olmakla birlikte sahip olduğumuz hürriyete ve yüklendiğimiz sorumluluklara dikkâtimi çekiyor. Öyle ya vicdanlarımızı susturabilecek ya da konuşturabilecek hürriyete sahip tek yaratılmış varlık biz değil miyiz?..


Belki bir köpek ısırmıştır popocuğunu bilinmez..bazılarımıza bazı hayvan sesleri ürkütücü gelir.
Bana göreyse "Allah rızası için o köpeği Kemerburgaz'da bırakıver" diyen adamın sesi korkunçtur. O sese hangi inanca, hangi vicdana sığar Allah'ın rızasını böyle bir fiile dayandırmak" diye sormak isterim..soramam. Böyle soruların sonsuza değin karanlık boşluklardaki o yere mahkûm edildiğini gören bir insan olarak..


İhtiraslarını doyurmak ve gerçekten korkmaları gerekeni görmezden gelebilmek için insanlar, vicdanlarına set çekmeyi tercih ediyorlar...

Bense olanı biteni izliyorum sadece..
İzlemekten yorgun düşene kadar izliyorum.
Gönül yorgunluğu sadece umutların boşa çıkmasından olmazmış diyorum sonra da kendime....

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !